|
CİNLER ALEMİ Cinler
hacmi ve kütlesi olmayan, bu alemde bir başka boyutta
bulunan (yaşayan) varlıklardır.
Halk dilinde Cin erkek Peri de kadın olarak düşünülür.
Gerçekte de durum farklı değildir. Cinler de erkekli dişili
bir yaşam sürerler; doğarlar, yaşarlar, ürerler ve ölürler.
İnançları ve idealleri vardır.
“CİN” adı geçtiği zaman, genelde hepimizin içine düştüğü
büyük bir yanılgı vardır!.. Hemen aklımıza, kısa boylu,
ayakları ters, kulakları uzunca, gözbebekleri dikine, seri
hareket edebilen, her kılıkta görünebilen varlıklar gelir…
Ya da beyninde belirli bozuklukları olan kişilerin görmüş
olduğu halusünasyonlar.
Kuran-ı Kerim’de bildirildiği gibi cinler dumansız ateşten yaratılmıştır.
Diğer bir deyişle bir enerji birikimidir. Yani şöyle tanımlayabiliriz.
Cinler hacmi ve kütlesi olmayan, bu alemde bir başka boyutta bulunan
(yaşayan) varlıklardır.
‘BEN O CİNLERİ DE İNSANLARI DA ANCAK BANA KULLUK ETSİNLER DİYE YARATTIM.’
(Zâriyet surêsi ayêt: 56) Diyor ayeti-i Kerimin mealinde.
Bu arada cinlerin ilk atasının CANN isminde bir varlık olduğunu yine Kuran
dan öğreniyoruz. ’CANN IDA YALIN BİR ATEŞTEN YARATTI’ (Rahman suresi
ayet: 15)
Yine Kuran’ın bir çok Ayetinde Cinlerin; Ateş halinde bulunan dünyanın
içine, merkezine kadar inmek, göklerde ışık hızında gezinmek ve benzeri
işler yapabilmek için zorlanmadıkları anlatılıyor. Ama Dünya ve
çevresinden ayrılamadıklarını da Kurandan öğreniyoruz.
Allah’ın cinleri yarattığını hepimiz biliyoruz.Bizlerin onlardan üstün
olduğumuzu da biliyoruz.
Genelde insanları bilinç altına girerek etkilerler. Cinlerin daha önceki
bölümlerde de bahsettiğimiz gibi mantıkları yoktur. Değerlendirme
yapamazlar. Sadece verilen görevleri yaparlar.İnsanlar gibi üstün duygu
hisleri yoktur.Akıllarını tam olarak kullanamazlar .En iyi özellikleri
çok hızlı hareket etme kabiliyetleri ve istedikleri insan ve nesnenin
şekline girebilmeleridir.
Onlarda insanlar gibi ,yemek yerler, içerler ,sarhoşu,uyuşturucu
bağımlılıkları olanları ,spor yapanları vardır.Nasıl insanlar yaşıyorsa,
onlarında aynı şekilde yaşamlarını sürdürmeleri mümkündür.
Onlar da dünyadadırlar. Bizim bu dünyayı kullandığımız gibi onlar da bu
dünyayı kullanırlar. Genelde düşünce yapıları ve inanışlarına göre
yaşamları vardır.Gruplar halinde yaşarlar ,kabileleri vardır. Kimi zaman
onlarla bilmeden iç içe yaşarız, eski zamandan günümüze gelen bir çok
tabir,bunlarla iç içe yaşamamızdan kaynaklanmaktadır.
Kabileleri 1 kabile 2 kabile 3kabile diye sıralamak mümkündür .
Kendilerine ait şehirleri vardır.Köyleri vardır. Kısacası yaşantıları
insanlarla benzerlik arz eder.
İyileri korkutmamak için insanlara pek fazla gözükmezler.Kötüleri de bir
büyü sonucu yada onlara zarar verecek bir harekette korkutmak için size
gözükebilirler.Bir yerlerden ses gelmesi, gece yatarken kapı çalması,
ışıkların yanıp sönmesi, çeşmeden su akma sesinin gelmesi gibi buna
benzer tepkiler gösterebilirler.
Sonuç olarak insanları öldürmek gibi bir hareket içinde olamazlar. Allah
onlara bu izni vermemiştir.
Cinlerin daha üst kademelerine hüddam, ifrit gibi değişik isimlerde
rütbeleri vardır.Bir bina yüksekliğinde daha büyüğü ,kanatlısı,çift
başlısı, yılan kafalısı gibi değişik şekillerde görmek mümkündür.
İnsanlara zarar vermeleri bir büyü sonucunda olur demiştik. O zaman bu
durumda gösterecekleri etki yapılan büyünün durumuna bağlıdır.Müslüman
bir cin, insana zarar vermez. Hayır işlerinde kullanılırlar, görev
alırlar, zararsızlardır.Kendilerine zarar verildiğinde, rüyalarda neden
zarar verildiğine dair hatırlatmalar yaparlar vede sizi korkutmadan
olayı anlatmaya çalışırlar. Eğer anlamadığınız taktirde, en son yol
olarak korkutarak anlatmaya başlarlar.Nedeni de, burada sizlerin
ihmalciliğinizden kaynaklanmaktadır.Zamanında yapılan uyarıları dikkate
almayıp yaparız gibi niyetlerde bulunmanızdan dolayıdır.
Evet bu bedensiz varlıklar gerçekte vardır. Onlarla bizim aramızda bir
enerji yoğunluğu farklılığı vardır, bu yüzden onları göremeyiz fakat
onlar bizleri görebilirler. Hareket kabiliyetleri çok fazladır,
istedikleri şekilde bazı insanlara gözükebilirler ;onlar da bizim gibi
inaçları olan (Müslüman, Hıristiyan, şeytana ve ateşe tapan vs.
)kabileler guruplar şeklinde yaşarlar.Yerler, içerler, ibadet ederler.
İnançsızları, alkolikleri, cinsel sapıklıkları olanlar vardır; düşünün
ki insanın emrinde olan her şeyden onlarda nasibini almaktadır. İnsan
olarak onlardan farkımız üstünlüğümüz irademizdir, mantığımızdır:burası
çok önemli dikkat edilmesi lazım iradeye. Genelde insanları bilinç
altına girerek etkilerler
Cinlerde kabileler vardır 3 kabile ye mensup 7 kabileye mensup diye her
kabile bir farklı görevi vardır en kötüleri ise şeytana tapanlardır
amaçları devamlı suretle kötülük
Bazı insanlara musallat olurlar onların başka karşı bir cinsle
evlenmelerine izin vermezler kendileriyle cinsel ilişkiye zorlarlar
zarar vermek isterlerse verebilirler fakat bunların şartları vardır .
Bazı zamanlar insanların rüya aleminde korkuturlar karabasanı buna bir
örnek vermemiz mümkündür.ekil olarak en tehlikeli bazı insanlarında
gördüğü yedi cücelere benziyen şekilde olanlar genelde uçan cinsi olup
evlerde perde kenarlarında gözükürler ,hayvan şeklinde yılan olarak
gözükenlerde tehlikeli olanlara örnek verebiliriz.
Özetle Cinlerin kalbi, gözü, kulağı, aklı, zekası, vardır. Kendilerinden
gayrıya gizliler, ama birlikte yaşıyorlar. Nefisleri vardır, İsimleri
vardır, beslenirler ve çok uzun yaşa salarda onlarda ölüyorlar
diyebiliriz.
Cinlerin yaradılışı insanlardan öncedir. Bildiğimiz Şeytan lanetlenmeden
önce cinlerin ileri gelenlerinden biriydi. Allah-ı Teala'nın emrine
karşı gelen Şeytan sonsuza dek lanetlendi.
Şimdi diyeceksiniz ki madem bir başka boyut söz konusu cinler insanlara
nasıl zarar verebiliyorlar? Evet haklısınız. Ancak bazı durumlarda bu
boyutların kapısı açılıyor.
Aşırı korkuyla
Aşırı sevinçle
Cin ve Ruh daveti yapmakla
Mistizmi yanlış kullanmakla
Başkalarının size büyü yapmalarıyla
Bu ve bunun gibi durumlarda cinler yaşantımızı alt üst edebiliyorlar.
Cinlerin verdiği zararlardan kurtulmak ve korunmak elbette mümkündür.
Ancak yinede bilinçsiz yapılan korunma yarar yerine zarar verebilir.
Halk dilinde sara denilen hastalık, uyur gezerlik, zamanlı zamansız
bayılmalar, Uykuda kabus görmek, sıçramak ve konuşmak, Yel de denilen
vücutta gezen ağrılar, Sebepsiz asabiyet, hırçınlık, Ve daha birçok
rahatsızlıklar, Tıp'bın çaresiz kaldığı bütün hastalıklar cinlerin
eseridir. Bu ve benzeri rahatsızlıklarınız varsa bana çekinmeden
yazabilirsiniz.
CİNLER ALEMİ
İslam inancına göre, göze görünen ve
maddi bir yapıya sahip olan insanlar balçıktan yaratılmıştır veya insanın
yaratıldığı sırada dünyadaki ortam balçık şeklindedir. Buna karşılık, göze
görünmeyen bir yapıya sahip olan cinler ise yaratıldıkları sırada Dünyadaki
ortamın kızgın alev ve dumanlar saçan bir ortam olduğu Kur'an-ı Kerim'in
ifadelerinden anlaşılmaktadır. Cinlerden bir tek ferdine CİNNİ denir. CANN ve
CİN kelimeleri çoğunluğu ifade etmekle aynı manadadır."Cin"
ve "Can" kelimelerinin anlattığı gözle
görülemeyen varlıklar, Kur'an'da "İNS"
kelimesinin karşılığı olarak ta kullanılmaktadır. Bu anlamda "İNS"
gözle görülen akıllı ve mükellef varlıkları, "CİN" ise gözle görülemeyen akıllı
ve mükellef varlıkları temsil eden kelimeler olarak ele alınmaktadır. "İNS"
ve "CİN"in her ikisini birden ifade için
kullanılan kelime ise "SAKALEYN"dir.
Kur'an-ı Kerim'de otuzdan fazla ayette cinden bahsedilmekte
hatta müstakil bir sure olarak 72. Sure'nin adı da "Cin
Suresi" olmaktadır. Bu bakımdan mutlak bir varlık olarak cinlerin inkarı
İslam inancına göre mümkün değildir. Pozitif ilim de cinlerin varlığını ve
görünmez olduklarını kabul etmektedir.
Cinler dünyadaki insan sayısının beş katıdır.
Ömürleri 800 ile 1000 yıldır. Onlar da ölürler.
Eşleri, dostları var; insanlar gibi hayat şartları var.
Birbirleriyle evlenebilir, hatta çoluk çocuk sahibi olabilirler. İnsanlar
cinlerle, cinler insanlarla evlenebilirler. Fakat yaradılış farklılıkları
nedeniyle bu tür evliliğin insanlar için uygun olmadığı da bir gerçektir.
Cin’in lugattaki manası gizliliktir,
görünmeyen gizli varlıklar demektir. Cinlerin asıl suretini gören olmamıştır.
Cinlerin hakikatini göremeyiz. Çünkü cinler görülmeyecek kadar küçük
varlıklardır. Eğer insan veya hayvan şekline girerlerse görebiliriz. Asıl sureti
kesinlikle görülmez.
İnsanları, dağları, taşları, ağaçları,
yerleri, gökleri, denizleri ve nehirleri yaratan Allah, tıpkı onlar gibi birer
yaratık olan cinleri de yaratmıştır. Cinler de Allah (C.C.) tarafından
yaratılmış olan tüm varlıkların gözle görülmeyen birer fertlerdir. Kur'anın
ifadesine göre asıl maddeleri ateştir. Son derece latif ve ince cisimli
oldukları için, gözle görülmezler. Tıpkı nurani olan melekler gibi. Onların
gözle görünmemesi yokluklarını gerektirmez. Vardırlar ama görünmezler.
Varlıkları Kur'an ve hadislerle sabittir. İnkarı mümkün değildir.
Büyük Alim ŞEYH ŞA'RAVİ
buyururlar ki; " Gaybi işlerde dini meselelere gelince, bunlara iman etmek
vaciptir. Mahiyetini ve keyfiyetini bilmesek bile. Çünkü imanın bir zirvesi
vardır ki, o da Allah'a iman etmektir. Bir kere kendi isteğinle Allah'a iman
ettin mi? Aklınla zirvenin altına girdin mi? Aklın alsın, almasın Allah'ın her
dediğini kabul etmek zorundasın. Çünkü bilmemek hiçbir zaman delil sayılmaz.
Yani bir şeyin varolduğunu bilmemek, o şeyin yok olduğunu göstermez.
Araf Suresi Ayet :
27 Sayfa : 154
"Ey Adem oğulları, çirkin ve ayıp
yerlerini kendilerine göstermek için ebeveyniniz olan Adem ile Havva'nın
elbiselerini soyarak, şeytan onları nasıl cennetten çıkardı ise, sakın size de
bir bela yapıp, sizi saptırmasın. Çünkü şeytan ve kabilesi kendilerini
göremeyeceğiniz yerlerden onlar sizi görürler. Biz şeytanları iman etmeyenlere
dostlar yaptık."
Ayet-i Kerime'den anlaşılıyor ki, insanlar cinlerin asıl
şekil ve suretlerini göremezler. Ancak herhangi bir kılığa girerlerse mümkündür.
Ama cinler her surette ve her zaman insanları görürler.
CİNLERİN
YARATILIŞININ DELİLLERİ
Hicr Suresi
Ayetler: 26 ve 27 Sayfa: 264
“Andolsun ki, biz insanı balçık haline
gelmiş, kuru bir çamurdan yarattık.”
“Cinleri de sizden önce, dumansız, azgın
ve şiddetli ateşten yarattık.”
Rahman Suresi
Ayetler: 14 ve 15 Sayfa: 532
" İnsanı kurumuş, kerpiç haline gelmiş
kuru bir çamurdan yarattık. "
" Cinleri de dumansız bir alevden
yarattık. "
Bu ayetlerden anlaşılıyor ki, cinler de
kainatta yer kaplayan varlıklardır.
CİNLERİN
GURUPLARI
1. İnsanların arasında
bulunan, yerleşen ve göç eden cinlere, AMMAR denir.
2. Çirkinleşip şirret haline
gelen cinlere ŞEYTAN denir.
3. Çocuklara musallat olan
cinlere ERVAH denir.
4. Yaramaz ve güçlü cinlere
de İFRİT adı verilir.
CİNLERİN SINIFLARI:
a) Kanatları vardır
kuş gibi uçarlar.
b) Yılan, kedi, köpek,
manda, keçi ve haşere hayvanlar şeklindedir.
c) Diğer bir
sınıftır ki onlara hesap ve ceza vardır.
CİNLERİN
ÖZELLİKLERİ
1...Cinlerin kılıktan kılığa, şekilden şekle girme
özellikleri vardır.
Cinler bir çok kılığa girdikleri gibi, daha çok insan
kılığına da girmeleri mümkündür. Enfal Suresi
Ayet: 30 Sayfa: 181 ayetindeki ifade aynen şöyledir;
Bir gün Kueryş kafirlerinin ileri gelenleri bir araya gelip, 'Muhammed'i
hapsedelim mi? Öldürelim mi? Veya Mekke'den sürelim mi? ' diye
birbirleriyle istişare ederken, cinlerin ilk yaratılanı şeytan, namı diğer
iblis, üstü başı pis, kötü bir insan kılığında bunlara yanaşıp, öldürmeleri için
vesvese ile telkin etmiştir.
2...Hareket üstünlükleri vardır.
Neml Suresi
Ayetler : 38 ve 39 Sayfa : 381
“Süleyman cinlerden, insanlardan ve
kuşlardan müteşekkil adamlarına dönerek, -Ey ileri gelenler, Yemen Sultanı olan
Belkıs, Müslüman olarak gelmeden önce, tahtını, yetkisini bana hanginiz
getirecek dedi.”
“Cinlerden bir ifrit, -ben o tahtı sana
yerinizden kalkmadan getiririm. Benim buna gücüm yeter, ona hiç bir zarar
vermeyecek kadar, güvenilir ve eminim- dedi”
Yukarıdaki ayetin ifadesinden anlıyoruz ki, Hz. Süleyman
Belkıs'ın tahtını Yemen'den getirmek isteyince, bir cin ' Sen makamından
kalkmadan,ben onu sana getiririm. Benim buna yetecek gücüm var ' demiştir.
Süleyman (A.S.) Kudüs'te, getirilecek taht Yemen'deydi. Onu bir saniyede
getirmek büyük bir hız ve büyük bir güce sahip olmak demektir.
3...Semaya çıkıp, semadaki haberleri çalıp öğrenme
özellikleri vardır. Ancak, Hz. Peygamber’ in doğumundan sonra bu
yasaklanmıştır.
Şuara Suresi Ayet:
212 Sayfa: 377
" Şüphe yok ki cinler semaya çıkıp
oradaki haberleri öğrenmelerinden, meleklerin sözünü işitmelerinden, gayb
haberlerini öğrenmelerinden azledilmişlerdir. "
Mülk Suresi Ayet:
5 Sayfa: 563
“Yemin olsun ki en yakın semayı
kandillerle, yıldızlarla süsledik ve onları şeytanlar için atılacak taşlar
yaptık. Bu taşlar meleklerden sır çalmaya gelen şeytanları öldürür veya
sakatlar. Ve o şeytanlara çılgın ateş azabı hazırladık.”
Cin Suresi
Ayetler: 8 ve 9 Sayfa: 573
“ Cinler – Doğrusu biz semayı yokladık
da, onu bekçiler ve gök taşları ile doldurulmuş bulduk.- “
“ Halbu ki biz Peygamberin
gönderilmesinden önce, haber dinlemek için gök yüzünün bazı yerlerinde
otururduk, haberleri öğrenirdik. Fakat şimdi kim haberleri dinleyecek olursa,
kendisini gözetleyen yalın bir ateş buluyor. ”
Hz. Resulullah'ın doğduğu gece aşağıdaki
sıralayacağım hadiseler ve mucizeler meydana gelmiştir.
1. Kabe’deki
lat, uzza ve menat gibi kafirlerin taptığı yüzlerce put yere serilmiştir.
2. İran kısrasının MEDAYİN şehrindeki sarayının
burçları yıkılmıştır.
3. Mecusilerin yani
ateşe tapanların bin yıldan beri yanan ateşi aniden sönmüştür.
4. Mukaddes sayılan
SAVA gölünün suyu çekilerek kurumuştur.
5. ŞAM tarafında bin yıldan beri kuru bir vadi
olan ve suyu akmayan SEMAVE nehri dolup taşarak akmaya başlamıştır.
6. Hazreti
Peygamberin doğduğu geceden itibaren şeytan ve cinlerin gayb haberlerini
öğrenmeleri için semaya çıkmaları yasaklanmıştır. Böylelikle kahinlere,
sihirbazlara gayb haberlerini veremez olmuşlardır.
HERKESİN CİNİ VARDIR
Peygamber Efendimiz (SAV) bir Hadis-i
Şerifi’nde ;
" Herkese cinlerden bir arkadaş
verilmiştir" buyurunca, Sahabe sordu;
" Size de mi Ya Resulullah ? " diye
sorduklarında, Resulullah; "Evet, bana da cinlerden bir arkadaş verilmiştir.
Ancak Allah ona karşı yardım edip beni güçlü kıldı. O cin müslüman oldu. "
buyurdu.
CİNLERİN
MELEKLERDEN FARKI NEDİR
1. Allah
melekleri nurdan, cinleri ise ateşten yarattı.
Sad Suresi Ayet: 76
Sayfa: 458
Araf Suresi Ayet: 12
Sayfa: 153
“ İblis, ‘ Ben ondan daha
hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. O’nu ise topraktan yarattın. ‘
dedi. “ Bu ayetlerin ifadesi, cinlerin mutlak suretle
ateşten yaratıldığının kanıtıdır.
Hz. Peygamber buyuruyor ki;
" Melekler nurdan,
şeytan ateşten, insanlar topraktan yaratıldı. "
2. MELEKLER Allah'a isyan etmezler.
ŞEYTAN Allah’a isyan etti.
Kehf suresi Ayet :
50 Sayfa : 300
“ Biz meleklere Adem’e secde edin
dediğimizde İBLİS hariç hepsi secde etti. İBLİS cinlerdendi ve Allah’ın emrinden
harice çıktı. ‘ Ey insanlar, beni bırakıpta iblis ve onun zürriyetini
dostlar mı ediniyorsunuz ? Halbuki onlar size düşmandırlar. Zalimler için
ne fena bedel. ‘ “ Bu ayetten anlıyoruz ki,
şeytanlar cinlerin isyan eden ve Allah’ın emirlerine karşı çıkan gurubudur.
Tahrim suresi Ayet
: 6 sayfa : 561
"O melekler Allah'ın emrettiği hususlarda
asi gelmezler, isyan etmezler, emir olunduklarını yaparlar. Allah'a baş
kaldırmazlar. "
3. MELEKLER, yemezler,
içmezler, üreyip, çoğalmazlar. CİNLER ise, yerler, içerler, üreyip, çoğalırlar.
Sayıları insanlardan daha çoktur. Cinlerin latif ve ince varlık olmaları, üreyip
çoğalmalarına engel değildir. Kendilerine iyiliği dokunan insanları
ödüllendirirler, saygısızlık yapanları da cezalandırırlar. Bazı insanları etki
altına alıp kendi isteklerine alet ederler veya kötü işler yaptırırlar. Hatta
bazen insanlara aşık olan cinler bile vardır, bu durumda sevgililerini kaçırarak
onlara sahip olurlar.
İslamiyet açısından, iyi huylu "müslüman cinler" ve kötü
huylu “kafir cinler“ de vardır. Bu tür cinler daha çok büyücülükle uğraşanların
ilgisini çekmektedir. "Huddam" (hizmetçiler) adı altında bulunan bu cinler
sayesinde hastalıkların iyileştirildiği, kötülüklerin defedildiği ve bir takım
doğaüstü olayların meydana getirildiği varsayılmıştır.
Peygamber Efendimiz(SAV) buyurdular ki;
" Bana Nusaybinli cinlerden bir grup
geldi, iyi cinlerdi. Benden yiyecek istediler, bende Allah'a dua ettim.
Rastladıkları kemik ve tezekler onların yiyecekleri olsun.”
Hz. Peygamber (S.A.V.) buyuruyor ki;
“ Tezek ve kemikle taharet almayın. Çünkü
onlar cin kardeşlerinizin azığıdır.“ buyurdu.
Sad Suresi Ayetler
: 35, 36 ve 37 Sayfa : 456
“Ey Rabbim, bana öyle bir mülk, yetki ve
ruhsat ver ki. Benden sonra hiç kimse de olmasın, muhakkak sen bütün dilekleri
verensin, VAHHAB’ sın”
“Biz rüzgarı onun emrine bağlı kıldık,
emri ile istediği yere rahatça akar giderdi.”
“Cinleri de onun emrine bağlı kıldık. O
cinlerin kimisi bina ustası, kimide dalgıçtı”
Enbiya suresi
Ayetler: 81 ve 82 Sayfa : 329 ve 330
“ Süleyman’ ın emrine esen rüzgarı
verdik ki, bu rüzgar O’ nun emri ile içine bereketler verdiğimiz yere
(Şam’a ) esiyordu. Biz her şeyi biliyorduk.
“ Cinlerden O’ nun için dalgıçlık
edenleri ve daha başka işte çalışanları emrine verdik. Ve hep onları zapteden
bizdik. “
Bu ayetlerin ifadelerinden anlıyoruz ki, Hz. Süleyman bina ve
duvar ustalarına hanlar hamamlar, çeşmeler ve mescitler yaptırıyordu. Hatta
Kudüsdeki Mescid-i Aksa’yı cinlere yaptırdığı mütevatirdir. Cinlerin
dalgıçlarına da Kızıldeniz’ den inci ve mercan çıkarttırıyordu.
Neml suresi
Ayetler : 17 ve 18 Sayfa : 379
“Birden Süleyman için cinlerden,
insanlardan ve kuşlardan teşekkül eden orduları toplandı. Bütün bunlar
toplandığı yerden sevk ve idare ediliyorlardı.”
“Nihayet Süleyman ve insanlardan,
cinlerden, kuşlardan müteşekkil ordusu Şam’ daki karıncası bol olan, karınca
vadisine vardıkları zaman, karıncaların hükümdarı olan bir karınca şöyle dedi; ’
Ey karıncalar, yuvalarınıza girin Süleyman ve müteşekkil ordusu sizi fark
etmeyerek ezip geçmesin. ‘ “
Ayetlerin ifadelerinden özet olarak anlıyoruz ki, cinleri
tahakküm altına alanların HZ. Süleyman gibi bir güce sahip olması gerek.
Cinler bir nevi yelden ibarettir. İnsan ise sürekli nefes
alır verir, bu yüzden cinler herhangi bir yerinden insan bedenine girerler. Bu
şekilde vücudun herhangi bir organına rahatça tesir eder.
Cinler ateşin duman tarafından yaratılmıştır. Duman ise insan
vücuduna rahatlıkla girebilir. Sigara dumanının girmesi gibi. Ekseriyetle beyine
yerleşirler. Çünkü oradan diğer uzuvlara kolay etki edebilirler. Hastanın
dilinden konuşan bazı cinler de beyinde olduklarını haber verirler. Cinler
beyine girip orada yerleştikleri gibi Vücudun herhangi bir yerine de
yerleşebilirler. Ağrı ve sancıya sebep olurlar.
Peygamber Efendimiz(SAV) ;
" Şeytan insanoğlunun damarlarındaki kana
karışıp, kan gibi akar. " buyurmuşlardır.
Çünkü, cinler insan beynine hulûl etme kabiliyetine
sahiptirler. Hatta etki altına aldıkları kişiye bazı bilgilerde verebilirler.
Onların insan bedenine girip, beynine yerleştikleri tevatüren doğrudur. Cinlerin
kötüleri, insanın bedenine ve aklına verdiği zarar, ilk çağlardan beri iyi
bilinir. Ancak bundan daha tehlikelisi, insanın dinine, imanına verdiği
zarardır. Tedavisi Kur' anla mümkündür.
"Şeytanın Allah tarafından üzerine
musallat edildiği insanı çarpması doğrudur. Bu Kur'an da açıklanmıştır. Şeytanın
çarptığı insanda fiziki değişiklikler yapabilir veya beyin dalgalarını kontrol
altına alıp istediğini söyletebilir" insanların cinler tarafından çarpıldığı ve
bir takım değişikliklere sebebiyet verdiği teyit edilmiştir. Cinlerin insan
bedeninin tamamına girer. Bedende ağrı sancı ve titreme olur. Uzun zamandır
insan bedeninde bulunur.
Şeyh Abdülaziz Bin Baz;
Cin çarpmasının Kur'an-ı Kerim ile tedavi edilmesinin caiz olduğunu
kaydetmiştir. Bu da şeytanın insanı çarpması olayının doğru olduğunu gösteren
bir başka delildir.
Al’i İmran suresi
Ayet : 175 Sayfa : 74
“ Cin ve şeytanlar sadece kendi
dostlarına korku, heyecan ve zarar verir. Siz onlardan korkmayın. Gerçek manada
inanıyorsanız, Benden korkun.” Bu ayetin
ifadesinden anlıyoruz ki; Zaaf duruma düşen insanları cin ve şeytanlar insan
bedenine verdiği korku ve eziyetten dolayı basiretleri ve idrakları bağlanır.
Aklı selim olmazlar, aklı evvel hareketlerde bulunurlar.
Araf suresi Ayet :
200 Sayfa : 177
“ Eğer cin ve şeytanlardan bir korku ve
dürtü sizi rahatsız ederse hemen Allah’a sığının. Çünkü O hakkıyla işitendir,
her şeyi tam manasıyla bilendir.”
Müminun suresi
Ayetler : 97 ve 98 Sayfa: 349
“ Ey Resulum de ki,
Ya Rabbi şeytanların kışkırtmalarından, taşkınlık, zarar ve vesvese
vermelerinden sana sığınırım. Ya Rabbi onların huzurunda olmalarından da sana
sığınırım. “
CİN
ÇARPAN İNSANDAKİ RAHATSIZLIKLAR NELERDİR ?
A : Cin çarpan
insanda uyanıkken olan rahatsızlıklar şunladır:
1.
Sebepsiz baş ağrıları, Beyin yorgunluğu
2.
Kasılma, sinirlenme, tembellik, ibadet etmekte ve Allah'ı zikretmede zorlanma.
3. Herhangi
bir uzuvda doktorların sebep bulamadığı bir ağrı veya sancı olur.
B : Cin carpan
insanda uyurken olan rahatsızlıklar şunladır:
1. Uzun süre sağ sola döner uyuyamaz
ancak, iyice dinlendikten sonra uyuyabilir.
2. Çok korkunç rüyalar görür. Rüyasında muhtelif hayvanlar
görür. Uykuda çok ağlar, çok güler veya çığlık atar. Uyurken ah vah eder.
3. Yüksek bir yerden düşüyormuş gibi
olur. Rüyasında kendisini mezarlıkta pis yerlerde ve korkunç yerlerde görür.
Haşr suresi Ayet :
21 Sayfa : 549
“ Kur’anı bir dağın üzerine indireydim,
dağı Allah korkusundan baş eğmiş, yerle bir olmuş görürdünüz. “
Dağı yerle bir edecek kadar etkili, yeri delecek kadar
tesirli olan Hazreti Kur’an karşısında, cini de, perisi de, büyüsü de, sihirbazı
da hiçbir güç etkili olamaz. Samimi, candan ve yürekten Allah’a bağlanmak
şarttır. ....
|