|
Bioenerji tedavisinden söz
etmeden önce konunun esası olan BİOENERJİ ' nin ne olduğunu idrakimiz
yettiği ölçüde açıklamaya çalışalım :
Bioenerji, kainatın yaratıcısı
olan yüce Zatın katından bütün yarattıklarının üzerine gönderilen KOZMİK bir
hayat akımıdır. Bioenerji kozmik kaynaklıdır. Bu kozmik akım vasıtasıyladır
ki ; yüce Tanrı yarattıklarının görüntü aleminde devamlılığını temin eder.
Esasta kainattaki her şey canlıdır. Cansız zannedilen şeyler sadece hayat
hareketleri dışarıdan fark edilemeyen unsurlardır. " OL " emr-i ilahisi
el'an devam etmektedir. Kozmik Bioenerji hiç kesilmeden devamlı olarak
kainatın üzerine akmaktadır. Kainatın ve onun içinde yer alan tüm unsurların
hayat hareketlerine devam etmesi buna bağlıdır. Bir atomun elektronlarının
çekirdek etrafındaki yörüngelerinde hareketleri de buna bağlıdır. Her şey
kozmik bioenerjiye muhtaç olarak varlığını sürdürmektedir.
Bioenerjist, kozmik bioenerji
akımını bir çeşit mercek veya kristal görevi yaparak toplayıp, çok yüksek
değerlerde yoğunlaştırarak tedavi edeceği kişinin bedenine aktarmaktadır.
Yoksa, bioenerjist kendi bedeninden doğan bir enerjiyi tedavide kullanıyor
değildir. Bioenerjinin beden kaynaklı olduğu şeklindeki ifadeler tamamen
asılsız ve bilim dışıdır.
Çok iyi bilinmelidir ki ;
HASTALIĞA KARŞI KOYAN TABİATTIR. TEDAVİ İSE ONA YARDIMDAN İBARETTİR.
Tedavi tıbbın hangi dalı ile yürütülürse yürütülsün bu gerçek değişmez.
İnsan bedeninde hastalığa karşı koyma özelliği yaradılışta verilmiş olan bir
yetenektir.
Bioenerji tedavisi ; bioenerji
ilmine vakıf olan, yeterlilik kazanmış kişi (bioenerjist) tarafından
tedaviye kabul edilen birey üzerine uygulanan çok ileri, son derece modern
bir yöntemdir. Bioenerji tıbbı, tıbbın diğer ihtisas şubeleriyle ve tahlil
laboratuarları, manyetik görüntüleme merkezleriyle diyalog içinde, hepsiyle
gereğinde danışma ve yardımlaşma suretiyle çalışmaktadır. Bütün ihtisaslara
son derece hürmet edilir. Tedaviye kabul edilen kişinin tanısı hakkında
tıbbın diğer şubelerinden de görüş ve tıbbi bulguları istenebilir.
Bioenerji
tedavisi ; vücuda pozitif enerji basılmak suretiyle insan bedeninin yeniden
akort edilmesi metodudur. Bioenerji tıbbında bölgesel tedavi yoktur. Kişi
hangi şikayetle bioenerjiste müracaat etmiş olursa olsun, bioenerjist daima
vücudun bütününü tedavi eder. Akort ancak böyle mümkün olur.
Zaten ; bütün
sistemleri birbirleriyle alakalı olarak çalışan vücudun bir kısmını ele alıp
da, diğer azalarını ihmal etmek bir tıp adamı için büyük hatadır. Bioenerji
tedavisi daima vücudun tamamına uygulanır, BÜTÜNCÜ BİR TEDAVİ YÖNTEMİDİR.
Çünkü hakikatte çok karmaşık bir kompleks, tek başına bir kainat ve bir
bütün olan vücut sistemlerinin birbirlerinden bağımsız kabul edilebilmeleri
ve müstakil olarak tedaviye alınmaları mümkün değildir. Yapılan tedavilerde
tüm beden elden geçirilir, sadece şikayete konu merkezler üzerinde biraz
fazlaca durulur. Bu sebeple uygulamalarda kişilerin önceden beyan
etmedikleri diğer rahatsızlıkları da ortadan kalkmaktadır. Bu hale BOENERJİ
TEDAVİSİNİN DAİMA OLUMLU OLAN YAN ETKİLERİ denir. Bioenerji tıbbı vücudun
bütünü için, baştan sona daima ve yalnızca olumlu etkileri olan bir tıp
branşıdır. Bu tedavi yönteminde herhangi bir ilaç, neşter, şua ve elektrik
vs.. yardımcı aletler asla kullanılmaz. Bu sayılan unsurlara ihtiyaç yoktur.
Sadece pozitif enerji şarjı suretiyle vücudun bozulmuş olan sistem ve
ritimleri yeniden düzenlenir. Diğer taraftan ise; bioenerjist seanslarda
yerine göre, kişinin düşünce bedeni üzerinde hipnoz ve psiko-terapi
yöntemleriyle rehabilitasyon işlemi yapar. Seanslarda gerektikçe yapılan
konuşmalarla; kişinin negatif düşünce, kabul, tavır ve alışkanlıkları ortaya
çıkarılır; kişi kendi yanlışlarının bilincine vardırılır; bu yanlışlarıyla
mücadele edebilecek istek ve kararlılığa kavuşturulur; öfkeleri,
küskünlükleri, alınganlıkları projektör altına alınır; çözüm yolları kişiye
teklif edilir; bu çareler kişiye ikna yoluyla benimsetilir, uygulamaya
alması sağlanır. Böylece kişi sağlığına tam anlamıyla kavuşturulur.
Bioenerji tıbbının diğer tıp
dallarından farklı olan bir yanı da şudur : Bioenerji tedavisinde bir
tarafta hasta ve diğer tarafta hekim olmak üzere iki ayrı kişinin varlığı
kabul edilmez. Tedavi olmak isteyen kişi ile bioenerji tedavisini tatbik
edecek kişiden oluşan bir TEDAVİ EKİBİNİN varlığı kabul edilir. Ekibin
bireyleri tedavide birlikte görev alırlar, birlikte gayret gösterirler. Bu
ekipte bioenerjistin başarması gereken en önemli incelik, tedavisine
çalıştığı kişinin yerine geçebilmesidir.
Bir kişinin bioenerji
tedavisine alınabilmesi için bir tek şeye ihtiyaç vardır: Kişinin,
Bioenerjistin yardımını içten ve açık şekilde kabul etmesi gerekir. Aksi
halde kendisine yardım edilmesine müsaade etmeyen bir kişiye kimse ulaşamaz.
BURADA " ULAŞIM " DAN KASTEDİLEN ŞEY ; BİOENERJİSTİN TEDAVİ OLMAK İÇİN
BAŞVURAN KİŞİYLE TEDAVİNİN EKİP OLARAK YÜRÜTÜLEBİLMESİ ANLAMINDA BAĞLANTI
KURABİLMESİDİR. BU BAĞLANTININ SAĞLANMASI BAZEN ZAMAN ALMAKTADIR. TEDAVİ
OLMAK İSTEYEN KİŞİLERDE BAZI DURUMLARDA BÜTÜN İYİ NİYET VE ÇALIŞMA
İSTEKLERİNE RAĞMEN BİOENERJİ TEDAVİSİNE UYUM ZORLUĞU ÇEKİLDİĞİ
GÖRÜLEBİLMEKTEDİR. BUNA GEREKÇE OLARAK ; YENİ BİR TEDAVİ YÖNTEMİYLE İLK KEZ
KARŞILAŞMIŞ OLMALARINI, DİĞER TIP DALLARINDA GÖRDÜKLERİ ESKİ TEDAVİ
KOŞULLARINDA OLAN ALIŞKANLIKLARININ ETKİSİNİ, ORTADA HERHANGİ BİR İLAÇ,
ALET, CİHAZ V.S. OLMAMASI SEBEBİYLE ESKİ MANTIKLARINDA BİR BOŞLUK OLUŞMASINI
SIRALAYABİLİRİZ. FAKAT TEDAVİ DİSİPLİNİNE UYULARAK ÇALIŞMAYA DEVAM EDİLMEKTE
VE BİRKAÇ SEANS İÇERİSİNDE KİŞİ BU YENİ KARŞILAŞTIĞI TEDAVİ YÖNTEMİNİN
BAMBAŞKA ATMOSFERİNE UYUM GÖSTEREBİLİR DURUMA GELMEKTEDİR. BUNDAN SONRA BU
KİŞİ BİOENERJİSTİN HER ANLAMDA VE HER HASTALIK DURUMUNDA (BÜTÜN VAKALARDA)
KENDİSİNE SUNACAĞI TEDAVİYE KESİNLİKLE CEVAP VERİR, TAM BİR İYİLEŞME
SAĞLANIR. Zira, insan çok büyük bir varlıktır. Görünmeyen çelik duvarlarını
kendi çevresine kapattığı takdirde, bu muazzam engeli kimse aşamaz. Bu
manada, " Bioenerji tedavisi bir ekip çalışmasıdır." Ekibin bireyleri;
tedavi olmayı kabul eden kişi, bioenerjist ve bazı özel durumlarda da tedavi
gören kişinin yakınlarıdır. Bioenerjistin yönetiminde, ekibin bütün
bireylerinin aynı disiplin ve ciddiyet içerisinde gayret göstermeleri
suretiyle ve ancak bu şartlar yerine getirildiği takdirde kesin bir başarı
elde edilir. Sağlanan başarı ekibin tüm üyelerine ait olarak kabul edilir.
Egoist düşünceye yer yoktur. Bioenerjist gerçek bir samimiyetle başarının
yüzde ellisini tedavi olan kişiye teslim eder. Çünkü, O da bioenerjistin
disiplinine ayak uydurmuş, kendisinden yapması ve terk etmesi istenen
hususları yerine getirmek için çaba göstermiştir. Böylelikle kişi kendi
tedavisi için bioenerjiste katkıda bulunmuş, uygun çalışma ortamına
ulaşılması için üzerine düşen görevi cesaretle, bilinçli olarak ifa
etmiştir.
Bioenerji tıbbı hakkında
bilgisi olmayanların ve bioenerji tedavisine ilk kez başvuranların en çok
takıldıkları konu şöylece gözlenmektedir: TEDAVİDE UYGULANAN BİOENERJİ GÖZLE
GÖRÜNMÜYOR... PEKİ NASIL TEDAVİ OLACAĞIZ ? İşte bu yanılgının kişiyi
bioenerji gibi muhteşem bir tedavi imkanından mahrum etmemesi için ,
okumakta olduğunuz internet sitemizin kapak sayfasına büyük harflerle
"Ancak, bizzat seans alındığında algılanabilen modern bir tedavi yöntemi"
ifadesini yazmış bulunuyoruz.
Sayın okuyucular; lütfen dikkat
ediniz, ortada çok açık bir durum vardır: VAR OLAN BİR ŞEY GÖRÜNÜR; YA
ZATIYLA, YA DA ESERLERİYLE. Bu inceliği birkaç örnekle belirtebilir ve
bilgilerinize sunabiliriz.
- Yüce Tanrı Zatıyla görünmez;
eserleriyle görünür... İşte tüm kainat eseri olarak ortadadır.
- Manyetik dalgalar zatıyla
görünmez; televizyon ekranında muhtelif renkler, hareketler, ve sesler
şeklinde görünür ve kendi varlığını ispat eder.
- Bioenerji de zatıyla görünmez
tedavi gören kişi üzerinde sağladığı iyileşme ile kendini ispat eder.
Dikkatlerinize sunduğumuz bu kadar örnek herhalde uygar görüş sahibi kişiler
için yeterli olur.
Tekrarlamak gerekirse, özetle bioenerji tedavisinin tıbbın diğer
ekollerinden ( yani halen Tıp Fakültelerimizde eğitimi verilen ve
hastanelerimizde uygulaması yapılmakta olan Batı tıbbı , akupunktur tıbbı ,
fizyoterapi, psikoterapi, bitkisel tıp, öteki geleneksel tedavi yöntemleri
vs. gibi sağlık yöntemlerinden) iki temel farkı vardır :
1.
Bütüncü bir tedavi yöntemidir.
2.
Kesinlikle bir ekip çalışmasıdır. Yani, tedavi olan kişi ile
bioenerjist bir ekip oluşturarak tedaviyi birlikte yürütmektedirler.
Tedavi olan kişinin
bioenerjiste teslimiyet göstermesi halinde hem daha süratli hem çok daha
etkili bir netice elde edilir. Teslimiyet tedavide esastır.
***
Günümüzde Amerika Birleşik
Devletleri, Çin, Japonya, Rusya Federasyonu, Azerbaycan, bazı Arap ülkeleri,
Batı Avrupa Devletleri ve bilhassa İngiltere’ de bioenerji tıbbı geniş çapta
hizmete girmiştir. Ayrıca dünyanın tüm uygar ülkelerinde de bioenerji
tıbbına karşı ilgi artmakta, bioenerji tıbbı giderek daha iyi tanınmakta,
hastalıklarla mücadelede etkin şekilde uygulanmaktadır. Artık ABD’ de ünlü
cerrahlar programa koydukları çok ağır ve kritik ameliyatlardan önce,
hastalarının en az bir hafta bioenerji tedavisi almalarını sağlamakta ;
böylece yapılacak olan operasyonun GÜÇLENDİRİLMİŞ BİR VÜCUTLA cereyan
etmesini ve başarının garantilenmesini temin etmek yoluna gitmektedirler.
Amerika Birleşik Devletlerinde yaşayan ünlü kalp cerrahımız sayın Dr. Mehmet
Öz, görev yaptığı Columbia Presbyterian Tıp Merkezi' nde Batı tıbbıyla Doğu
tıbbını birleştirerek tedavide yeni bir ufuk açmıştır. (" Şifayı Yüreğinde
Ara ", Altın Kitaplar, 1999) Bu kitapta Sayın Dr. Öz ABD hastanelerinde
yaklaşık olarak 30000 bioenerjistin, diğer branş hekimleriyle birlikte
çalıştığını, ameliyatlara hasta başında iştirak ettiklerini bildirmektedir.
Yine aynı eserde İngiltere’ de de yaklaşık 8000 bioenerjistin hastanelerde
görev yaptıkları yazılmıştır. Böylece tedavide yeni bir boyut, yeni bir ufuk
açılmıştır. Dileğimiz ileri Batı ülkelerinde görülen bu tıbbi ahengin
Türkiye’ de de oluşturulmasıdır.
Türkiye’ de de mümkün olan en
yakın tarihte bioenerji tıbbının, tıbbi bir disiplin olarak
üniversitelerimizde okutulmaya başlanması gerekmektedir. Ayrıca bioenerji
ilmine ilgi duyan, bu konuya gönül veren aydın kişileri bünyesinde toplayan,
çalışmalarını ilmi prensipler üzerine oturtan cemiyetlerin kurulmasına
gayret gösterilmelidir.
Tıp fakültelerimizde görev
yapan değerli hocaların, bioenerji bilimini ve bunun sağladığı tedaviyi
kendi ihtisas alanlarının imkanlarıyla ölçme-değerlendirme metotlarına tabi
tutarak bu yeni tıbbi tedavi metodunun Türkiye’ de de kurumsallaştırılmasına
ve öğrenci yetiştirilmesine önderlik yapmaları, bu alanda çalışan kişilere
alçak gönüllülükle bilgi desteği vermeleri, halkımızın kendilerinden
beklediği bir koruyuculuk, incelik ve yüceliktir.
Sayın profesörlerimizin
bioenerji bilimini kendi uzmanlık branşlarında da kullanabilmenin bilimsel
çalışmalarını yapmaları, bu gayreti halkımızdan ve bilim dünyasından
esirgememeleri en samimi dileğimizdir.
Bioenerji tıbbı konusunun,
henüz İNSANLIK YOLU dediğimiz kutsal değerin hiç farkına varamamış olan ;
bilime saygısı bulunmayan basit, kolaycı ve hayali işlerle uğraşan bilgisiz
kişilerce istismar edilmemesi hususuna itina gösterilmelidir. Fakat, bu
alanda bilimsel anlamda ve ispata dayanan surette gerçekten hizmet sunabilen
kişilere ise saygı ve destek gösterilmelidir. Bu saygının gösterilmesi ; bir
insanlık görevidir ve toplumu yüceltecek bir tutumdur. Zira insanın iyisi
ile kötüsü arasındaki farkı tespit edebilmek ve iyi kişiye “siz güzel ve
doğru insansınız” , kötü olana da , “siz yanlış yapıyorsunuz, bu eyleminiz
kötü iştir” demek insanlık icabıdır. Bu ayrım yapılmadığı takdirde ; iyi
insanlar iyilik yapmaktan soğurlar ve köşelerine çekilirler, ...kötü kişiler
de kötülüklerinde cesaret kazanırlar, daha da kötü olurlar. Böylece toplum
medeniyet yönünden geriye gider, hatta çöküş yaşanır.
Bioenerji tıbbını ALTERNATİF
TIP deyişiyle tanımlayan bir çevre olduğu görülmektedir. Bu alternatif tıp
deyimi ya kasıtlı olarak söylenmekte ya bir alışkanlık halinde düşünülmeden
sarf edilmekte veya etki altında kalınarak konuşulmaktadır. Oysa ki ; tıbbın
bütün dalları tabiatiyle birbirlerinin alternatifidirler. Bioenerji tıbbı,
Batı tıbbı, hipnoz tıbbı, psiko-terapiler, akupunktur tıbbı, bitkisel
tedaviler... her biri diğerlerinin alternatifi durumunda olan tıp
dallarıdır. Hepsi de kendi özel metodlarıyla insanların sağlığa
kavuşturulması için çaba göstermektedirler. Bu sebeple tıbbın branşlarından
birini esas kabul edip, diğerlerine " alternatif tıp " denilmesi bilim
dışıdır. Batı tıbbı, yani diğer bir ifadeyle ortodoks tıbbı, tıbbın
dallarından sadece birisidir. Hiçbir tıp dalı kendini esas kabul edemez.
Böyle bir tutum hafif bir davranış ve diğer bilim adamlarına karşı yapılmış
olan bir saygısızlıktır. Tıbbın bütün dalları en güzel bir şekilde, ahenk
içerisinde ve gereğinde bilimsel alanda birbirleriyle bilgi alışverişinde
bulunarak insanlığa hizmet etmelidirler, yardımlaşarak çalışmalıdırlar. Tıp
dallarından hiçbiri diğerlerinin muhalifi değildir. Hepsinin birden muhalifi
olan şey cehalettir. Bu itibarla İNSAN MUHALEFET EDECEKSE, KENDİ
BİLGİSİZLİĞİNE MUHALEFET ETMELİDİR. Aynı anlamda olarak İNSAN YARIŞ EDECEKSE
KENDİSİNİN DÜNKÜ HALİYLE YARIŞ ETMELİDİR.
|
|